fbpx

ZAYIFLIK İLE GÜZELLEŞEN HAYATLAR

OBEZİTE KLİNİĞİ

Obezitenin öncelikli tedavisi diyet ve spordur. Yeme alışkanlıklarının değişmesi, hareket miktarının arttırılması öncelikle denenmelidir. Buna rağmen, yapılan çalışmalarda diyet ve spor ile morbid obez bireylerde yeterli ve uzun vadeli kilo verimi oranının çok düşük olduğu gösterilmiştir. Eğer birey diyet ve spor ile kilo veremiyor ise bazı medikal ve girişimsel tedaviler denenebilir.

Obezite Ameliyatları

Geçmişten günümüze obeziteyi tedavi etmek için farklı ameliyat yöntemleri önerilmiştir. Günümüzde tüm dünyada en sık uygulanan ameliyatlar tüp mide ve gastrik bypass ameliyatlarıdır. Her ameliyatların birbirine göre avantaj ve dezavantajları vardır. Her ameliyat her hastaya uygun değildir. Kişinin yeme alışkanlığı, yaşam tarzı, obeziteye bağlı şeker hastalığı gibi yandaş hastalıklar varlığı, reflü olup olmaması gibi bir çok faktör ameliyat seçiminde önemlidir. Hangi ameliyatın hangi hastaya uygun olacağını hastanın değil doktorun karar vermesi daha uygun olacaktır. İnternette bir çok alanda olduğu gibi bu alanda da bilgi kirliliği vardır ve en doğru bilgiyi  doktorunuz verecektir.

Tüm obezite ameliyatları kapalı yöntemle yapılmaktadır. Bu ameliyatlar çok etkili olmasında karşın her ameliyatta olduğu gibi obezite ameliyatlarında da bazı riskler vardır. Bu riskleri doktorunuzla yüz yüze konuşmanız, olası riskler hakkında bilgi sahibi olmanız gerekmektedir. Ameliyat sonrası süreçte, özellikle ameliyat sonrası ilk bir ay özel bir diyet tedavisi gerekmektetir. Sonraki zamanlarda da yeme alışkanlığında bazı değişikliklere gidilmesi gerekir. Bu sebeple ameliyat sonrası dönemde de hastanın doktor takibinde olması, uzun dönemde daha iyi kilo verilmesi açısından önemlidir.

Tüp Mide-Sleeve Gastrektomi

Bu ameliyat ile midenin çok büyük bir kısmı çıkarılır, mide kapasitesi önemli miktarda azalmış olur. Bu sayede ameliyattan sonra hastanın fazla yemesi önlenmiş olunur. Çıkarılan mide ile birlikte, bazı mide-bağırsak hormon salgılama miktarları değişir, bunun sonucunda iştah önemli derecede azalır, mide hareketleri değişir. Bu etkiler sonucunda şeker hastalığı, yüksek tansiyon, yüksek kolestrol gibi bazı hastalıkların düzelmesi yönünde değişiklikler olur.

Roux en Y Gastrik bypass

Roux en Y Gastrik bypass ameliyatı ile mide hacmi küçültülürken, mide bağırsak arasına yapılan yeni bir yol ile besinlerin bir kısmının bağırsaklardan emilmeden, vücuttan atılması hedeflenir. Özellikle reflüsü olan, şeker hastalığı olan hastalarda önemli bir seçenektir.

Minigastrik Bypass Ameliyatı

Mini Gastrik Bypass

Roux en Y gastrik bypass ameliyatına benzer bir ameliyattır. Bu ameli,yatta da mide hacmi küçültülürken, mide bağırsak arasına yapılan yeni bir yol ile besinlerin bir kısmının bağırsaklardan emilmeden, vücuttan atılması hedeflenir. Fakat cerrahi teknik olarak daha farklı bir ameliyattır.

Transit bipartitisyon Ameliyatı

Transit bipartitisyon

Özellikle şeker hastalarında tercih edilen bu ameliyat, dünya da henüz standart bir ameliyat olarak kabul edilmemekle birlikte popülaritesi giderek artmaktadır. Teknik olarak bakıldığında tüp mide ile gastrik bypass ameliyatlarının karışımından oluştuğu söylenebilir.

Duodenal Switch Ameliyatı

Duodenal Switch

Bu ameliyat gastrik bypass prosedürlerine benzemekle birlikte, bu ameliyattan sonra besinlerin bağırsaktan emiliminde daha fazla eksiklik olmakta ve buna bağlı ciddi yan etkiler görülebilmektedir. Bu sebeple çok tercih edilmemektedir. Dünyada yapılan tüm obezite ameliyatlarının % 1'inden azını oluşturmaktadır.

İzsiz Obezite Ameliyatı

Bu ameliyat yönteminde, göbek içinden yapılan bir kesinden girilen özel aletler yardımıyla tüm işlemler gerçekleştirilir. Aslında tamamen izsiz bir yöntem değildir. Göbek içinden kesi yapıldığı için göbek içinde küçük te olsa iz kalmaktadır, fakat göbeğin çukur yapısından dolayı iyileşme dönemi bittikten sonra ameliyat izi bu çukurda kalacağı için dışarıdan görünen belirgin bir iz olmamaktadır. Bu sebeple bu ameliyatlar izsiz ameliyatlar olarak isimlendirilmektedir. Benzer yöntemle safra kesesi, apandisit, bazı bağırsak ameliyatları da gerçekleştirilebilir.

Bu ameliyatların diğer obezite ameliyatlarından farkı, estetik açıdan çok daha iyi bir sonuç elde edilmesidir. Yapılan ameliyatın kalitesi, ameliyat sonrası iyileşme dönemi benzerdir. Bu ameliyatı yöntemi tüm obez hastalar için uygun olmayabilir. Hastanın göbek yapısı ve karaciğer büyüklüğü bu ameliyatın yapılıp yapılamamasında önemlidir. Hastanın bu ameliyata uygun olup olmadığı ameliyat öncesi yapılacak muayene ve tetkikler ile değerlendirilebilir.

Revizyon ameliyatları, daha önce obezite sebebiyle ameliyatı olup, yeterli kilo veremeyen, sonradan tekrar kilo alan veya ameliyattan sonra midede darlık ya da reflü gelişen hastalara yapılan ikinci ameliyata verilen genel bir isimdir. Revizyon ameliyatı ile hastanın tekrar kilo vermesi, varsa midede darlık veya reflü gibi problemlerinin düzelmesi hedeflenir.

Kimler Revizyon Ameliyatı Olabilir?

Daha önce obezite ameliyatı olup, sonrasında kilo veremeyen ya da tekrar kilo alımı olan herkes revizyon ameliyatı için adaydır. Ameliyat için vücut kitle endeksinin obeziteye bağlı yandaş bir hastalık varsa en az 35, yok ise en az 40 olması gereklidir. Eğer darlık ya da reflü varsa vücut kitle endeksine bakılmadan revizyon ameliyatları yapılabilir.

Hangi Tip Ameliyatlar Yapılabilir?

Doktorunuz hangi tip ameliyatın sizin için uygun olacağını belirlerken, ilk yapılan ameliyatın ne olduğu, kişinin beslenme düzeyi, reflü olup olmamaıs, endoskopi bulguları gibi bazı faktörleri göz önünde bulunduracaktır. Revizyon ameliyatı olarak tekrar tüp mide (re-sleeve gastrektomi), gastrik bypass, transit bipartitisyon gibi birçok ameliyat prosedürü uygulanabilir.

Bu yöntem de endoskopik olarak uygulanan günübirlik bir işlemdir. Hastanede yatmayı gerektirmez. Tam anestezi altında uygulanır. Bu işlemde mide içine özel bir balon konulur, bu balon su ile şişirilir. Mide balonu uygulamasında amaç, midenin hacmini küçülterek kişinin yediği yemek miktarını azaltmaya yardımcı olmaktır. Balon çeşidine göre değişmekle birlikte, genel olarak 6 ay sonra balonun çıkarılması gerekmektedir. Ameliyat olmayı gerektirecek kadar kilolu olmayanlarda, ameliyat olmak istemeyen morbid obez kişilerde veya morbid obezite cerrahisi planlanan aşırı kilolu hastalarda ameliyat öncesinde kilo verme amacıyla uygulanabilir. Mide botoksuna göre daha etkin bir yöntem olmakla birlikte etkinliği cerrahi yöntemler kadar yüksek değildir.

Doç. Dr. Burhan MAYİR

Doç. Dr. Burhan MAYİR
1994-2000

İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi

2000-2005

Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı

2005-2006

Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı

2006-2012

Zonguldak Atatürk Devlet Hastanesi

2012-2019

Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi

2019-Devam

Özel OFM Hastanesi

Görev Yaptığı Bölüm : Genel Cerrahi
Doğum Tarihi : 1978
Doğum Yeri : İstanbul
Eğitim :İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi
E-Mail : burhan.mayir@ofmantalya.com
Bildiği Yabancı Diller : İngilizce

Telefon

+31 108448302

Mobil

tel:+31644615716

Email

info@ofmhospital.com

Randevu

Randeu Al
× Whatsapp